Marka ve Turquality Desteğine İlişkin Genelge’de kapsamlı revizyonlar gerçekleştiren Bakanlık, Türk markalarının dünya pazarındaki ağırlığını artıracak yeni destek unsurlarını resmen devreye soktu.Ülkemizin yüksek katma değerli, markalı ve teknoloji yoğun ihracat kapasitesini en üst seviyeye taşımayı amaçlayan bu yeni düzenlemeler, şirketlerin uluslararası arenadaki rekabet gücüne büyük bir ivme kazandırmayı hedefliyor. Mevcut destek mekanizmalarının kapsamı genişletilirken, uluslararası pazarlarda kalıcı izler bırakacak sürdürülebilir bir ihracat performansının önü açılıyor.
YERLİ YAZILIM VE TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİNE GÜÇLÜ DESTEK
Şirketlerin dijital dönüşüm yolculuklarında yerli ve milli teknoloji çözümlerini tercih etmelerini özendirmek amacıyla önemli bir şart getirildi. Danışmanlık destek kalemi altında tedarik edilecek veya kiralanacak olan tüm yazılım ürün ve hizmetleri için bundan böyle Teknolojik Ürün Belgesi (TÜR Belgesi) ibraz edilmesi zorunlu kılındı. Bu stratejik adım sayesinde markalaşma desteklerinin dijitalleşme sürecine entegre edilmesi sağlanırken, aynı zamanda yerli yazılım sektörünün büyümesine, teknolojik ürünlerin ticarileşme oranının artırılmasına ve Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin kökten güçlendirilmesine doğrudan katkı sunuluyor. Marka ve Turquality Programları çerçevesinde hedef pazar başına tanınan 5 yıllık destek süresinin en verimli şekilde değerlendirilebilmesi için de esneklik sağlandı. Firmaların daha önce herhangi bir destek ödemesine konu etmedikleri yılları, istisnai olarak bir defaya mahsus olmak üzere hedef pazar destek süresinin sonuna ilave edebilmelerine imkan tanındı. Böylece uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren işletmelerin markalaşma stratejilerini çok daha rasyonel planlamaları ve mevcut imkanlardan azami düzeyde faydalanmaları kolaylaştırıldı.
TÜRKİYE’NİN ÇATI MARKASINA VE TÜRK MALI İMAJINA DOĞRUDAN KATKI
Uluslararası fuar organizasyonlarında Türkiye’nin en seçkin ve nitelikli markalarla temsil edilmesi için cazip teşvikler devreye sokuldu. Marka ve Turquality programlarına dahil olan şirketlerin Türk ihraç ürünleri fuarlarına katılımı artık yüzde 75 oranında desteklenirken, bu ödemeler standart destek üst sınırlarından tamamen muaf tutuluyor. Uygulanan bu modelle en başarılı markalarımızın küresel fuarlarda daha fazla ön plana çıkması, organizasyonların etkisinin katlanması ve Türk ürünlerinin uluslararası imajının pekiştirilmesi amaçlanıyor. Yapılan bu hamleyle ülkemizin çatı markasının gücüne güç katılması, “Türk Malı” algısının en üst seviyeye çıkarılması ve küresel ölçekte marka bilinirliğinin kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor.
YABANCI ALICILAR TÜRKİYE’YE GETİRİLİYOR, YENİ TİCARİ İŞ BİRLİKLERİ KURULUYOR
Program kapsamındaki şirketlerin yurt dışındaki alıcılarını ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini Türkiye’de ağırlayarak gerçekleştirecekleri tanıtım faaliyetleri de destek kapsamına alındı. Bu sayede uluslararası alıcıların Türkiye’nin gelişmiş üretim altyapısını, yüksek teknolojik kabiliyetlerini ve ürün kalitesini bizzat yerinde deneyimlemelerine zemin hazırlanıyor. Ülke ekonomisinin üretim gücünün doğrudan aktarılmasına olanak tanıyan bu destek mekanizmasıyla, ihracatçıların potansiyel iş ortaklarıyla buluşması hızlanıyor ve yeni pazar kapılarının açılması kolaylaştırılıyor.
YURT DIŞI SATIŞ NOKTALARINDA TÜRK MARKALARININ GÖRÜNÜRLÜĞÜ ARTIYOR
Yeni genelgeyle birlikte şirketlerin yurt dışındaki bayi, temsilci ve distribütörlerine ait satış noktalarında kendi markalarına özel teşhir alanları kurmaları da desteklenecek. Bu uygulama, Türk markalarının küresel pazarlardaki fiziksel görünürlüğünü ve bilinirliğini doğrudan artırırken, son kullanıcılarla kurulan temasın gücünü de artırıyor. Dağıtım ağları üzerinden pazardaki etkinliklerini katlayan şirketler, dünya ticaretinde daha iddialı bir konuma yerleşiyor. Ticaret Bakanlığı; işletmelerin yalnızca sınır ötesine mal satan yapılar olmaktan çıkıp, uluslararası marka değeri yaratan,güçlü lojistik ve dağıtım ağlarına sahip, yenilik odaklı küresel aktörlere dönüşmesini sağlamak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Bakanlık, bu vizyon doğrultusunda destek programlarını güncel ihtiyaçlara göre optimize etmeye ve Türkiye’nin yüksek katma değerli ihracat hedeflerini desteklemeye devam ediyor.
