Programda paylaşılan vizyoner başlıklar, Türkiye’nin bilimsel gelişimden toplumsal barışa kadar uzanan yeni dönem hedeflerini gözler önüne serdi. Programa TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti Konya Milletvekilleri Mehmet Baykan, Mustafa Hakan Özer, Meryem Göka, Ziya Altunyaldız, Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Konya İl Jandarma Genel Komutanı Cemil Lütfi Özkul, Konya AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, akademisyenler, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.
MİLLİ DAYANIŞMA VE TERÖRSÜZ TÜRKİYE VİZYONU

Törene katılarak hitapta bulunan TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, konuşmasının merkezine “Terörsüz Türkiye” hedefini yerleştirdi. Bu vizyonun milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasi ilkeleri doğrultusunda şekillendiğini ifade eden Kurtulmuş, terörü Cumhuriyet’in ilk asrındaki en büyük engellerden biri şeklinde nitelendirdi. Yaklaşık yarım asırlık bir geçmişe dayanan bu sorunun on binlerce vatandaşın hayatına mal olduğuna değinen Kurtulmuş, meselenin ekonomik boyutunun en muhafazakar tahminlerle dahi 2 trilyon doları geçtiğini hatırlattı. Bu mücadelenin yalnızca konjonktürel bir politik hamle değil, 86 milyon vatandaşı yakından ilgilendiren ortak bir istikbal hedefi olduğunu aktardı. Gündemdeki sürecin zamanlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, mevcut şartların terörün tamamen bitirilmesi için kaçırılmayacak bir imkan ve kaçınılmaz bir zorunluluk sunduğunu belirtti. Güvenlik güçlerinin yurt içinde ve sınır ötesinde sergilediği kararlı operasyonların örgütün hareket yeteneğini ve varlığını sürdürme imkanlarını askıya alacak noktaya getirdiğini vurguladı. İmralı kanalından gelen beyanlarda da silahlı yöntemin imkansızlaştığı ve örgütün kuruluş felsefesinin küresel dünyada karşılığının kalmadığının kabul edildiğine dikkat çekti. Dünyadaki dengelerin bozulduğu, uluslararası yapıların işlevini yitirdiği ve vekalet savaşlarının tırmandığı bir çağda bulunulduğunu kaydeden TBMM Başkanı, Doğu Akdeniz, Kafkaslar, Balkanlar ve Orta Doğu coğrafyasındaki dalgalanmaların Türkiye’yi kendi iç bağlarını sıkılaştırmaya zorunlu kıldığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı tarafından iki yıl önce ortaya konulan iradenin tam anlamıyla bir devlet politikasına dönüştüğünü sözlerine ekledi.
BÖLGESEL TEHDİTLER KARŞISINDA İÇ KALEYİ GÜÇLENDİRME VURGUSU
İsrail’in Gazze’deki askeri harekatlarının ardından Lübnan, Suriye, İran, Filistin, Katar ve Yemen hattına yayılan saldırılarını bölgesel bir yayılmacılık stratejisi olarak değerlendiren Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “arz-ı mevud” hayallerinin kesinlikle hedefine ulaşamayacağını vurguladı. Bu coğrafyanın asırlardır Araplar, Türkler, Kürtler ve diğer tüm kadim halkların müşterek vatanı olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin bu çalkantılı dönemden başarıyla çıkabilmesi için iç kalenin sapasağlam tutulması gerektiğini belirtti. Farklı siyasi yaklaşımların, yaşam tarzlarının, etnik kökenlerin veya inanç gruplarının ayrışma unsuru değil, aksine ülkenin zenginliği olarak görülmesi gerektiğinin altını çizdi. Tarihsel süreçte Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit gibi liderlerin de silahların bırakılması ve terörün son bulması adına benzer adımlar attığını ancak bu girişimlerin çeşitli iç ve dış odaklarca akamete uğratıldığını, hatta bazılarının siyasi suikastlarla engellendiğini ifade etti. Günümüzde yürütülen kararlı süreç için Cumhurbaşkanı’na, kritiği yüksek aşamalarda sağladığı sarsılmaz destek dolayısıyla Devlet Bahçeli’ye ve katkı sunan diğer tüm siyasi yapılara teşekkürlerini sundu. Devlet aklı ile millet vicdanının bu dönemde tam anlamıyla birleştiğini belirten Kurtulmuş, meclis çatısı altındaki komisyon çalışmalarından örnekler verdi. Terörle mücadelede organını kaybeden ve silah arkadaşını şehit veren bir gazinin, yeni acılar yaşanmaması adına bu sürece tam destek verdiğini aktardı. Şehit aileleri ile örgüt mensuplarının ailelerinin aynı ortamda buluşarak ortak bir temennide birleştiğini ve bu arzunun “evlatları değil, silahları toprağa gömmek” biçiminde ifadesini bulduğunu dile getirdi. Tek bir parti hariç tüm siyasi grupların yer aldığı 50 kişilik komisyonun yürüttüğü müzakere sürecinin demokratik olgunluk açısından son derece değerli olduğunu, hazırlanan raporun 47 milletvekilinin kabul oyuyla onaylandığını kaydederek bu tabloyu uzlaşmacı demokrasinin somut bir örneği olarak nitelendirdi.
İLİM VE ERDEMİN ÇİFT KANATLI YÜKSELİŞİ

Törene katılan Konya Valisi İbrahim Akın da Selçuklu Devleti’nin tarihi başkentinde böylesine köklü bir bilim yuvasının yeni akademik yıl heyecanına ortak olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. TBMM Başkanı’nın şehri teşriflerinden ötürü şükranlarını sunan Vali Akın, akademisyenlere ve öğrencilere seslendi. Kadim medeniyet mirasının çift kanatlı bir anlayışla yükseldiğine değinen Akın, bu kanatların bir tarafını bilim ve fennen, diğer tarafını ise ahlak ve erdemden oluştuğunu vurguladı. Selçuk Üniversitesi çatısı altındaki gençlerin bu iki temel değerle donanarak insanlığa hizmet edeceğine inandığını belirtti. Akademisyenlerin ülkemizin geleceği adına en büyük güvence kaynağı olduğunu söyleyerek emekleri için teşekkür etti. Konya’nın huzur, emniyet ve kardeşlik şehri olduğuna dikkat çeken Vali Akın, kente yeni gelen öğrencilere ve ailelerine seslendi. Şehrin yerel yönetimleriyle, sosyo-kültürel imkanlarıyla ve misafirperver halkıyla eksiksiz bir eğitim kenti olduğunu dile getiren Akın, anne ve babaların emanet ettiği gençlerin devletin şefkati ve kentin güvenliği altında emin ellerde olduğunu belirtti. Yeni akademik dönemin üniversiteye, Konya’ya ve Türkiye’ye hayırlı olması temennisiyle konuşmasını tamamladı.
KÜRESEL STANDARTLARDA BİR BİLİM YUVASI: SELÇUK ÜNİVERSİTESİ

Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz ise 2026–2027 akademik yıl açılışında gerçekleştirdiği konuşmada, üniversitenin devasa yapısına ve bilimsel başarılarına dikkat çekti. Yarım milyonu aşan mezunu, 24 fakültesi, 7 enstitüsü, 5 yüksekokulu ve 22 meslek yüksekokulu ile Konya’nın 17 ilçesinden Mersin’e kadar uzanan devasa bir eğitim ağını yönettiklerini dile getirdi. Üniversitenin kurumsal düzeyde tam akreditasyona sahip olduğunu aktaran Yılmaz, küresel üniversiteler değerlendirmesinde Türkiye’de 16. sırada yer aldıklarını ve sürdürülebilirlik kategorisinde dünya genelinde ilk 400 üniversite arasına girdiklerini belirtti. Gıda mühendisliği, veterinerlik, biyoloji, kimya, mühendislik, tıp ve sağlık bilimleri gibi alanlarda uluslararası başarı grafiklerinin yükseldiğini ifade etti. Araştırma ve geliştirme ekosistemini güçlendirmek adına akademik kadroya ve öğrencilere sunulan imkanların arttığını vurgulayan Rektör Yılmaz, 2025 yılı içerisinde Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında yaklaşık 95 milyon liralık bütçeyle 996 araştırmacının desteklendiğini duyurdu. Son iki yıllık periyotta AB ve TÜBİTAK onaylı proje desteğinin üç katına ulaştığını ve akademisyenlerin yönetimindeki fon büyüklüğünün 360 milyon lirayı geride bıraktığını ifade etti. Eğitimde dijital dönüşümün ve teknolojik altyapının hız kazandığını belirten Yılmaz; laboratuvarlar, atölyeler ve dersliklerin yenilendiğini, mobil uygulamalar ile ders planlama sistemlerinin süreçleri kolaylaştırdığını aktardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle hayata geçirilen Milli Teknoloji Atölyesi’nin, gençlerin Teknofest ve uluslararası platformlardaki başarılarına büyük katkı sunduğunu bildirdi.
DEV SAĞLIK YATIRIMLARI VE GELECEK HEDEFLERİ
Sağlık hizmetleri alanındaki verileri de kamuoyuyla paylaşan Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversite hastanesinde 2025 senesinde yaklaşık 1,5 milyon poliklinik muayenesi gerçekleştirildiğini ve 150 bin ameliyata imza atıldığını açıkladı. Robotik cerrahi ve gelişmiş görüntüleme sistemleriyle sağlık altyapısının modernleştirildiğini belirtti. Gelecek dönem yatırımları arasında yer alan dev sağlık kompleksi projesinin detaylarına değinen Yılmaz; 136 bin metrekarelik kapalı alana kurulacak, 800 adet tek kişilik hasta odası ve 36 modern ameliyathanesi bulunacak yeni tıp fakültesi hastanesi projesinin başlama aşamasında olduğunu bildirdi. Bunun yanı sıra yeni diş hekimliği fakültesi binası, morfoloji kompleksi, sosyal donatı alanları, okuma salonları ve alışveriş mekanlarını kapsayan sosyal tesis projelerinin de hızla ilerlediğini belirtti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı iş birliğiyle planlanan güneş enerjisi santralleri sayesinde üniversitenin kendi enerjisini üreten ekolojik bir yapıya kavuşacağını vurgulayan Rektör Yılmaz, tüm bu yatırımlardaki desteklerinden ötürü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Terörsüz Türkiye” vizyonuna katkıları ve katılımları için de TBMM Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’a şükranlarını sundu.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Selçuk Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Başlangıç Töreni’nin ardından Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü’ne ziyaret gerçekleştirdi.


Gerçekleştirilen ziyaretin ardından Başkan Kurtulmuş, Konya Valiliği’ni ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na da teşrif etti. Başkan Kurtulmuş sonrasında Selçuklu Belediyesi Toplu Açılış Töreni için Yazır Mahalle Külliyesi’ni de ziyaret ederken Konya ziyaretinin son durağında ise saat 18.00’de Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan Konya Sivil Toplum Buluşması’na da katılacak.
